BİR VAZGEÇİŞE GECİKTİKÇE

Seni gördüm yine aynı yerde.
Uçurum; yüzün suyu yıkar gibi düş’müş’tü, sonra-sızılı zamanın ötesine .. ki sağırdı oldugu yer(d)e!

Dudaklarıma bakıp, bir şey söylememi bekleselerdi ‘son bir dileğim ol-a-masın’ derdim belki de ..

Sen üzülme, eyme başını yere
Değmesin bakışın toprağın dölü-mü-ne.
Bilirim; kalbinin yalnızlığıma vehametidir _SUS !’luğu .. Yokuşlarda ıslak kıyı: KORKU. (aslolan.)

Dargın değilim serinliğim. Belki en fazla in-cin’dim kelimelerin ‘sen’ kayıplı yerlerine ..
Pes’dim, pusdum; göğsümde asılı kalan rıhtımın, dokunsan yıkılacak inceliğine.

Deniz ses ediyor .. parmaklarım yutkunuyor .. Bir Ay, umut diye koştuğu tesadüfe intihar oluyor.
Sez’dim, sor’dum. Sızdım içime; içim toplu mezar, yarım Ay. Paslanıyor cam hüznü buğum; -demir fil- gölgeler uzuyor ..
Kendine ebe bir yazgı terkediyor, teğet geçtiği eski zaman sancısını..


Yani
hayat
ölüyor !

Artık, kaldırımlar içimde yağmur bozgunu, yer yer sağanak gündüzler.
Hîbe ettiğin sesimin susuzluğu, ‘ben gidiyorum’ savunusuzluğu.

Seni gördüm yine aynı yerde.
Uçurum, su yüzünü yıkar gibi dökülmüştü
Öncesizdi zamanın berisine .. ki dilsizdi olduğu yer(d)e.

bir vazgeçişe geciktikçe, içim,
her intihara,
yine
yeni bir Anne.


Şahnur Bilgi